Bayındırlık Alanında Yapılan Örnek Çalışmalar

Ahi Mesud'taki bayındırlık çalışmaları daha çiftlik satın alınmadan Ahi Mesud'a tren istasyonunun yapımıyla başlamıştı. Bayındırlık Bakanlığı Demiryolları Genel Müdürlüğü'nün 2922 / 6040 sayılı yazısıyla Haydarpaşa-Ankara hattının 486 + 558. km.'sinde ve Sincan Köyü ile Gazi İstasyonu arasında Ahi Mes'ud adıyla yeni bir durak kurma ve 10.08.1926 tarihinde başlayarak açılıp yürürlükteki tarife uyarınca yolcu ve yük taşınması kararı verildi. Tren yolunun buradan geçmesi Ahi Mesud'un kaderini değiştirmiş, örnek köy olarak seçilmesine büyük katkı sağlamıştır (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri).

Etimesgut örnek köyü diğer Anadolu köylerine de örnek olacaktır. Yeni kurulan Cumhuriyet her alanda olduğu gibi örnek köylerin kurulmasında da geleceğe dönük başarılı bir sınav vermiştir. Bataklık ve verimsiz toprakların ortasında yeşillikler içinde modern evleri, yollan ve sosyal imkanları olan bir köy ortaya çıkmıştır.

Köyün bu hale gelmesinde Atatürk'ün yakın ilgisi kuşku götürmez. Yüce önder Etimesgut'a yaptığı ziyaretler ve halkla kurduğu temaslar ile burasının kendisi için ve kurmak istediği yeni ülke için önemini göstermiştir.

Gazeteci Selahaddin Demirkan 1 Ağustos 1943 tarihinde yayınlanan Köye Doğru Dergisinde Etimesgut'ta gördüklerini şöyle anlatıyor;

"Ankaralılar ve Ankara' ya trenle gelenler Etimesgut'u uzaktan veya yakından görmüşlerdir. Ankara 'dan trenle Eskişehir'e doğru hareket edildikten sonra Gazi istasyonuna ve buradan sonra da Etimesgut istasyonuna gelinir. Tabii muhit malum, step. Fakat bu stepin kuru, engin, dalgalı manzarasını gittikçe değiştiren adamların kudretli, yaratıcı eserlerini gören ve bunları inceleyebilen bir insanın, bu stepin herhangi bir zaman mesafesi içinde bir gün tamimiyle değilse bile yarı yarıya değişebileceğine inanası gelmiyor.

Hiç de cömert olmayan tabiatın zorla verimli bir hale getirilmesi için nasıl can ve kan harcandığını yakından gördükçe insanın zevk ve övünç duymaması kabil olur mu?

Etimesgut' un trenden görünüşü pek güzeldir. Kuru ve sarı stepiyle taze ve yeşil köy ne çekici ne manalı bir tezat olmuştur bilseniz! Bir plana göre kurulduğu ilk bakışta anlaşılan köyün yeni, beyaz çehreli, irili ufaklı binaları, evleri ve ağaçlıklı yolları, burasını bir şehrin sayfiyesinden farksız hale koymuştur, denilebilir.

Fakat, hayır öyle değil. Etimesgut bir mesire, bir sayfiye değildir, bir köydür. Köylerimiz içinde adına layık olarak mesut bir köydür. Bu hükmü peşin olarak verdiğim için belki acele ediyorum, belki haksızlık. Ne olursa olsun hükmünde şimdilik aldanmadığımı sanıyorum.

Trenden indikten sonra köyün içine giren temiz yolun iki tarafındaki ağaçlarla gölgeliklerinden sıcağın şiddetini azaltan bir hafif serinliği içerek ilerledim. Bir çocuk bana nahiye müdürlüğü binasını gösterdi. Tek katlı ve on kadar yeni memur evlerini geçtik. Her taraf yem yeşil. Nahiye müdürlüğü binası önündeki havuza elbisemle giresim geldi. Binanın yanındaki gölgelikte köylüler, ileride köy dükkanları ve evlerin sınırı dışında bir takım irili ufaklı beyaz çehreli binalar, kocaman ilk okul, telsiz istasyonu, köy mescidi, köy hamamı ve sonra ufka doğru uzanan yeşil şeritlerin sağında solunda tarlalar, harman makineleri, küçük koyun sürüleri var.

Köylü, hayatını tabii muhite uydurmuş, yahut step, Bulgaristan Türklerini kendine mal etmiş... Evlerin bahçelerindeki kalın ve yuvarlak tezek yığınları ve ekmek kırıntıları stepte ağacın ve ağaçta köylünün payını ve hakkını gösteriyor. Belli ki ağaç henüz burada bir süstür, bir gölgedir. Bununla beraber bazı evlerin bahçesinde henüz kemale ermiş zerdaliler ne güzel görünüyor.
 
Bir çeşme başındaki kadınlar ve çocukların su almak için sabırsızlık göstermelerine bakılırsa su biraz kıt gibi...
Ben böyle ilk bakışta her şey üzerinde kısaca durduğum sırada nahiye müdürü Kamil Uysal geldi. Güler yüzlü, orta yaşlı, nazik bir Türk münevveri.

Köy, nahiye ve köylüler hakkında ilk umumi görüşmelerden sonra, birinci ziyareti sağlık merkezine yapmayı kararlaştırdık.

Şu Ahmet Emin YALMAN'ın Akıncı Türkler sırasına koyduğu Dr. Cemale t tin   OR yok mu,   işte  onu gördük. "

Etimesgut Nahiyesinden Bir Görünüş - 01.08.1943 - Köye Doğru Dergisi

Yazarın anlattığından da anlaşılacağı gibi Etimesgut görenleri hayran bırakan bir düzen ve güzelliğe sahipti. Bu Devlet - Millet işbirliği ile çok zor ve uzun çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştı.

Bu zorlu mücadeleye 16.05.1928 tarih ve 6639 sayılı bakanlar kumlu kararı gereğince çiftlik arazisinin istimlak edilmesiyle başlandı. Devamında çıkarılan bir dizi kararname ile bayındırlık alanında Türkiye'ye örnek olacak çalışmalar başladı. Önce örnek köyün planı çizildi. Plana uygun olarak derhal evlerin inşaatına başlandı ve çok kısa bir sürede tamamlanarak yerleşime açıldı. Mahalle ve sokaklar son derece muntazamdı. Sokak araları 12 metre genişliğinde olup, kırma taşlar kömürle çalışan buharlı silindirlerle çiğnenerek yapılmıştı. Kaldırımlara parke taşlarla bordur döşendi. Hem sokakların iki tarafı, hem de İstanbul Yolu'na kadar olan bağlantı yoluna iki taraflı olarak akasya ağaçlan dikildi.

Atatürk çeşmesinin ilk kullanılan muslukları - 1929Su ihtiyacını karşılamak amacıyla Çakırlar çiftliğindeki su 18 082 lira 2 kuruş bedelle ihale edildi. Köye getirilen suyun değişik noktalara dağıtımı yapıldı. Köy halkının ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çok sayıda işyerini içine alan bir çarşı, çamaşırhanesiyle bir hamam ve kahvehane yaptırılarak hizmete sunuldu. Örnek köyün elektrikle aydınlatılmasına karar verilerek 7800 Tl. bedelle ihale edildi. Ahimesud ve Elgazi arazilerinin sulanması amacıyla bent, kanal ve dağıtım kanaletleri yaptırıldı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında daha pek çok ilimizde elektrik yok iken, örnek köye 19 Haziran 1929 tarih ve 8128 sayılı kararname ile elektrik tesisatının yapılması ihale edildi. Planlama aşamasından kuruluşun tamamlanmasına kadar geçen sürede içinde her alanda yapılan itinalı çalışmalar elektrik tesisatının döşenmesinde de gösterildi. Elektrik transformatörlerine ait binalar bile günümüzde yapılanlara göre son derece estetik bir görünüme sahiptiler. Tesisat çok kısa bir sürede tamamlanarak örnek köy aydınlatıldı.

Örnek köy projesi kapsamında halk sağlığını yakından ilgilendiren konulardan biri de halkın temizlik ihtiyaçlarını giderebileceği hamam ve çamaşırhane yapılması idi. Bu amaçla 21 Ekim 1928 tarih ve 7255 sayılı bakanlar kurulu kararnamesiyle han, içinde çeşitli dükkanları bulunan bir çarşı, kahvehane ve çamaşırhanesiyle birlikte birde hamamın yapılması kararlaştırıldı. Uzun yıllar nahiye halkına hizmet veren hamam 2. Dünya Savaşı sırasında radyo verici antenlerini korumakla görevlendirilen askeri birliklerimizin de temizlik ihtiyaçlarını karşılamakta kullanılmıştır.

Hamam günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş birkaç eserden biri olmakla birlikte asıl işlevini kaybetmiştir. Halen lojman olarak kullanılmaktadır.


Kaynak : Atatürk ve Etimesgut, Ankara Ticaret Odası Yayınları, Ankara 2003

 

VİDEO GALERİLER

FOTO GALERILER


Etimesgut Bülten

Abone olun, belediye çalışmaları e-postanıza gelsin.

30 Ağustos Mahallesi Şehit Hasan Öztürk Caddesi No:5
Tel & Faks : 0 (312) 244 10 00 - 0 (312) 244 46 46
Etimesgut Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Copyright 2013 Tüm Hakları Saklıdır.