• VERGİLERİNİZİ ÖDEMEYİ UNUTMAYINIZ
  • KASIM AYI BOYUNCA CUMARTESİ PAZAR ÖDEME YAPABİLRSİNİZ

Eğitim Alanında Yapılan Örmek Çalışmalar

Mustafa Kemal Atatürk kurtuluş savaşı yıllarında, yeni kurulacak devletin yeni bir eğitim politikası izleyerek ayakta kalacağının ve çağdaşlaşacağının bilincindeydi. Bu nedenle Sakarya Savaşı'nın en buhranlı günlerinde 16 Temmuz 1921'de Ankara'da bir Maarif Kongresi topladı. Yine savaş devam ederken, Meclisin üçüncü toplanma yılının açılış konuşmasında Mustafa Kemal eğitim politikasında izlenecek yolun genel hatlarını çizdikten sonra halkın % 80'inden fazlasını oluşturan köylülerin eğitilmesi gerektiğini şöyle dile getirmektedir.

"Demiştim ki, bu memleketin sahibi aslisi ve heyeti içtimaiyemizin unsur-u esasisi köylüdür. İşte bu köylüdür ki bu güne kadar nur-u maariften mahrum bırakılmıştır. "(Çetin, 1997). Köylünün eğitilmesi yolunda hala bir takım engeller bulunmaktaydı. Bunun başında alışılagelmiş yöntemlerin kullanılmasını savunan çevreler gelmektedir. Bu çevrelere verdiği cevapta Atatürk şunları söylemektedir.

"Mektep istemiyorsunuz, halbuki millet onu istiyor. Bırakınız artık bu zavallı millet, bu memleket evladı yetişsin. Medreseler açılmayacaktır. Millete mektep lazımdır. "

Cumhuriyet döneminde köye yönelik öğretmen yetiştirmek amacıyla okullar açılmasına karar verildi. Köyde görev yapacak öğretmeni yetiştirmeye 1927-1928 öğretim yılından itibaren başlandı. Köyde görev yapan bu öğretmenler ancak ilkokulun 3. sınıfına kadar eğitim verebiliyorlardı. (Çetin, 1997). Köylerde okul çağma gelmiş çocukların eğitiminin yanı sıra geniş halk kitlelerinin de çağın gereklerine uygun olarak eğitilmesi gerekiyordu.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında köylere bakıldığında köylünün % 90'mdan fazlasının okuma yazma bilmediği ve hurafelerin, dinin, geleneklerin etkisi altında bulunduğu görülüyordu. Bilgisizliğin sonucu olarak kadercilik ve tevekkül gibi zihniyetler halk arasında yaygındı. Bunu yıkarak yerine bilimsel kafaya sahip, "fikri hür, irfanı hür nesiller" yetiştirilmesi gerekiyordu. (Çetin, 1997).

Bu hedefe ulaşabilmek için Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren çağdaş bir eğitim verilmeye başlandı.
 
İlkokul 3. sınıftan sonra öğrenciler yatılı okullarda ve merkezlerdeki okullarda öğrenimlerine devam etmekteydiler.

Etimesgut birçok yönden olduğu gibi eğitim konusunda da diğer köylere örnek oldu. 10.10.1928 tarih ve 7210 sayılı kararnameyle Örnek köye yatılı okul yapılması kararlaştırıldı. Yapılacak okul yalnızca Etimesgut'ta bulunan çocukların eğitim ihtiyacını karşılamayacak aynı zamanda çevre köylerdeki eğitimden yoksun veya 3.sınıftan mezun olan çocukların eğitim ihtiyaçlarını da karşılayacaktı.

Etimesgut'ta yapımı devam eden yatılı okula, o günkü şartlar göz önüne alındığında yine modern sayılabilecek bir anlayışla kalorifer tesisatı yapılması kararlaştırıldı. Bu konuda aşağıdaki kararname Atatürk'ün ve Cumhuriyet yönetimlerinin Etimesgut'a verdikleri önemi göstermektedir.

Yatılı okul 1929 yılında öğretime açılmıştır. İlk müdürü olan Nihat Bey uzun süre burada görev yapmıştır. Halen vakıfların mülkiyetinde bulunan yatılı okul 1990 dan 1996 ya kadar Etimesgut Belediyesi hizmet binası olarak kullanılmıştır. Ancak belediye yeni binasına taşındığinda her hangi bir şekilde değerlendirilemediğinden çok kısa bir zamanda kullanılamaz hale getirilmiştir. Öğretmen lojmanları ve kız yurdu binası ise halen lojman olarak kullanılmaktadır.


Kaynak : Atatürk ve Etimesgut, Ankara Ticaret Odası Yayınları, Ankara 2003

 

VİDEO GALERİLER

    FOTO GALERİLER


    Etimesgut Bülten

    Abone olun, belediye çalışmaları e-postanıza gelsin.

    30 Ağustos Mahallesi Şehit Hasan Öztürk Caddesi No:5
    Tel & Faks : 0 (312) 244 10 00 - 0 (312) 244 46 46
    Etimesgut Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Copyright 2013 Tüm Hakları Saklıdır.